Olumlamalar

Gerçekten inanılabilir olumlamalar nasıl yazılır

“Kendime güveniyorum” demek sizi geriyorsa sorun sizde değil, sıçramanın büyüklüğünde olabilir. İçinizden itiraz etmeden söyleyebileceğiniz olumlamalar yazmanın nazik bir yolu.

Yumuşak sabah ışığında pencere kenarında açık bir defter, bir fincan çay ve kuru çiçekler
Bu rehber için oluşturulmuş temsili görsel.

Bazı olumlamalar neden sahte hissettirir?

Çoğu insan, söylediği anda yanlış hissettiren bir olumlamayı denemiştir. Aynada “Kendime tamamen güveniyorum” dersiniz ve daha sessiz bir ses cevap verir: hayır, güvenmiyorsun. Bu tepki, yanlış yaptığınızın işareti değildir. Çoğu zaman yalnızca cümlenin, şu an kendiniz hakkında inandığınız şeyden fazla uzak olduğu anlamına gelir.

Araştırmacılar bu konuya bakmış. Joanne Wood ve meslektaşlarının 2009’da Psychological Science’ta yayımlanan çalışmasında, “Sevilmeye değer biriyim” cümlesini tekrarlayan düşük özsaygılı katılımcılar, tekrarlamayanlara göre kendilerini daha kötü hissetti; yüksek özsaygılı katılımcılar ise biraz daha iyi hissetti. Cümlenin hem doğru hem de doğru olmayan yönlerini düşünen düşük özsaygılı katılımcılarda bu düşüş görülmedi. Tek bir çalışma meseleyi kesin olarak çözmez, ama pek çok kişinin fark ettiği şeyle örtüşür: deneyiminizle çatışan bir cümle, aradaki mesafeyi daha yüksek sesle hissettirebilir.

Bir merdiven kullanın: köprü, dengeli, cesur

Doğrudan son durağa atlamak yerine olumlamaları bir merdiven gibi düşünün. Bugün dürüst hissettiren basamağı seçer, doğru gelmeye başladığında bir üste çıkarsınız.

Aynı fikir, öz değer, üç farklı yükseklikte şöyle yazılabilir:

  • Köprü: “Değerimin her gün kazanmam gereken bir şey olmadığını öğreniyorum.”
  • Dengeli: “Bugün kendimle sabırla konuşmayı seçiyorum.”
  • Cesur: “Kanıtlamak zorunda kalmadan özeni hak ediyorum.”

Kendi olumlamanızı dört adımda yazın

Hazır listeler iyi bir başlangıçtır, ama akılda kalan cümleler genellikle kendi kelimelerinizle yazdıklarınızdır. Şunu deneyin:

  • Büyütmek istediğiniz şeyi bir iki kelimeyle adlandırın: huzur, özgüven, yeni bir başlangıç.
  • Önce cesur versiyonu yazın: inanmayı çok isteyeceğiniz cümleyi.
  • Tepkinizi fark edin. İçinizde güçlü bir “hayır” duyuyorsanız “…öğreniyorum”, “…açığım” ya da “Bugün … seçiyorum” ile yumuşatın.
  • Yaklaşık yüzde 70 doğru hissettiren versiyonu tutun: bir sıçrama değil, küçük bir esneme.

Günlük hayatta nasıl kullanılır?

On cümle yerine bir ya da iki cümle seçin. Onları zaten var olan bir anda söyleyin ya da yazın; örneğin su ısınırken ya da mesajlarınızı açmadan önce. Böylece pratik, başarısız olunacak bir görev daha hâline gelmez.

Kelimeleri onlarla uyumlu küçük bir eylemle eşleştirin. “Bugün kendimle sabırla konuşmayı seçiyorum”, bilgisayarı makul bir saatte kapatmak ya da tuhaf geçen bir konuşmayı kafanızda yeniden oynatmamak anlamına gelebilir. Cümle sıradan hissettirmeye başladığında, bir sonraki basamağı denemenin zamanı gelmiştir.

Olumlamalar neyi yapabilir, neyi yapamaz?

Olumlamalar bir yansıtma pratiğidir. Kendinizle nasıl konuştuğunuzu fark etmenize ve bir yön seçmenize yardımcı olabilirler, ama bir sonucu garanti etmezler; tekrarlanan olumlu cümlelerle ilgili araştırmalar da karışıktır. Seçimleriniz, koşullarınız ve gerçek destek de önemlidir.

Bir cümle ağır bir şeyi yüzeye çıkarırsa onu bir kenara bırakmanızda sakınca yok. Olumlamalar profesyonel yardımın yerini tutmaz; güvendiğiniz biriyle ya da yetkin bir uzmanla konuşmak her zaman makul bir sonraki adımdır.

Kaynaklar ve ek okumalar